Kayseri Sokaklarında Bir Sabah
O sabah Kayseri’nin soğuk rüzgârı yüzüme çarptığında, içimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Günlüklerimde yazdığım satırlardan birini hatırladım: “Basiret sahibi olmak demek, sadece geleceği görmek değil, doğru zamanda doğru adımı atabilmektir.” O an, ne demek istediğimi tam olarak anlayamıyordum. Ama içimde bir his vardı; bugün farklı olacaktı.
Kahvemi alıp, pencereden dışarı baktım. Sokaklar hâlâ sessizdi. Ufukta yükselen güneşin turuncu ışıkları, evlerin çatılarında parlıyordu. O an hissettiğim şey, bir tür umut ve aynı zamanda endişeydi. Hayatımda bir dönüm noktasına yaklaşıyordum ama ne olacağını bilmiyordum.
Eski Dostla Karşılaşma
Sabahın sessizliğini bozan tek şey, eski bir dostum olan Emre’nin mesajıydı: “Seni görüyorum. Hadi bir çay içelim.” Kabul ettim, çünkü bazen kalbinin sesini dinlemek, mantığın sesinden daha doğru olurdu. Çay bahçesine vardığımda Emre’nin yüzündeki ifade bana bir şeyler anlatıyordu ama kelimeler eksikti.
Oturduk ve çaylarımızı yudumlarken sessizlik çöktü aramıza. Sonra Emre konuştu:
“Bazen hayatta basiret sahibi olmak, sadece ne yapacağını bilmek değil, neyi bekleyeceğini de bilmektir.”
O cümle, kalbime bir taş gibi oturdu. Ne demek istediğini anladım; geçmişte yaptığım hatalardan ders almak yetmez, geleceği doğru okumak ve sabretmek gerekir. İçim sıkıştı, ama bir yandan da bir hafiflik hissettim. Hayatımda ilk kez bu kadar net bir şekilde anladım; basiret sahibi olmak, sabır ve sezgiyle harmanlanmış bir cesarettir.
Küçük Bir Karar, Büyük Duygular
Çayımız bitti, ben ise yürümeye başladım. Adımlarım yavaş ama kararlıydı. Günlüklerimde defalarca yazdığım soruların cevabını arıyordum: “Doğru zaman geldiğinde risk almak mı gerekir, yoksa beklemek mi?” Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, geçmişte verdiğim aceleci kararları düşündüm. Hatalarım, bana basiret sahibi olmanın önemini öğretmişti; bir adımı atmadan önce durup düşünmek, duyguların ve mantığın sesini birleştirmek…
O anda bir kafeye oturdum. Bir yudum kahve, bir yudum düşünce. İçimde hem korku hem umut vardı. Duygularım dalgalanıyordu; heyecanla karışık bir kaygı hissi… Ama bir şeyi fark ettim: basiret sahibi olmanın bir kısmı, kendi duygularını anlamaktan geçiyordu. Kendini tanımadan, neyi ne zaman yapacağını kestiremezsin.
Hayal Kırıklığı ve Farkındalık
Öğleden sonra, eski bir iş arkadaşım aradı. Beni bir projeye davet ediyordu. İlk başta heyecanlandım, ama sonra durup düşündüm. Kalbim bana acele etmemem gerektiğini söylüyordu. Basiret sahibi olmak sadece fırsatları görmek değil, aynı zamanda doğru zamanı beklemeyi bilmektir.
O akşam günlüklerime döndüm. Kalemim elimde titriyordu. Hayal kırıklığı da vardı, ama aynı zamanda bir rahatlama… Artık sabrı ve sezgiyi bir arada kullanmayı öğrenmiştim. Basiret sahibi olmak, tüm duygularını reddetmeden, onları anlamak ve doğru karar için rehber yapmak demekti.
Gece ve Kendimle Hesaplaşma
Gece geldiğinde odama çekildim. Pencereden bakarken Kayseri’nin ışıklarıyla göz göze geldim. İçimde bir huzur vardı. Gün boyu yaşadığım duygular, beni ben yapan birikimlerin parçası olmuştu. Basiret sahibi olmak sadece akıllıca davranmak değil, aynı zamanda duygularını dinlemek ve onlardan güç almaktı.
Kalbimde bir umut çiçeği açtı. Gelecek belirsizdi, ama artık korkmuyordum. Çünkü basiret sahibi olmayı öğrenmiştim; her kararı aceleyle vermek yerine, beklemek ve hislerimi anlamak… İşte gerçek güç buydu.
Sonuç
O gün Kayseri sokaklarında yürürken hissettiklerim, hayatım boyunca unutamayacağım bir ders oldu. Basiret sahibi olmak, sadece doğru karar vermek değil, kendi duygularını anlamak ve onlara güvenmek demekti. Hayat sürprizlerle dolu, ama sabır ve sezgiyle yol alırsan, hangi adımı atacağını bilmek kolaylaşıyor.
Artık biliyorum ki, basiret sahibi olmak, kalbinin ve aklının birlikte yol almasıdır. Gelecek belirsiz olabilir, ama onu doğru okumayı öğrenmek, hayatta bir adım önde olmanın anahtarıdır. Ve en önemlisi, bu yolculuk sırasında hissettiğin her duygu, seni sen yapan en değerli şeydir.
“Basiret sahibi olmak ne anlama gelir” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Sendegel ailesi olarak her zaman yanınızdayız!