Titanik Gemisinin İsmi: Antropolojik Bir Bakış Açısıyla Kültürlerin ve Kimliklerin Yansıması Kültürlerin Çeşitliliği ve İnsanlık Tarihindeki Anlam Arayışı Antropologlar için, tarihsel ve kültürel olaylar, insanın doğasına, kimliğine ve toplumsal yapısına dair önemli izler bırakır. İnsanlar, yaşamlarını şekillendiren semboller, ritüeller ve topluluk yapıları aracılığıyla kendi varlıklarını tanımlar. Bu bağlamda, bir geminin adı, sadece onun fiziksel varlığını tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda bağlı olduğu kültürün ve tarihsel dönemin değerlerini, hayallerini ve ideallerini de yansıtır. Titanik, bu açıdan, sadece devasa bir deniz aracı değil, modernite, sınıf yapıları ve kolektif kimliklerle ilişkili bir semboldür. Titanik’in İsmi: Moderniteye Adanmış Bir Sembol Titanik, 1912’deki trajik batışıyla hafızalara…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Disfoni Ne Demek? Küresel ve Yerel Perspektif Giriş: Sesin Anlamı Bursa’da bir sabah işe gitmek üzere hazırlık yaparken, kulaklarımda sürekli yankılanan o gergin ses fark ettim. Kendi sesimi duymakta zorlanıyordum. Sanki sesim, eski zamanlarda duyduğum bir şeyin yankısı gibi, kendimi tam olarak ifade edemiyordum. Bu yüzden sesimin bozulmuş gibi hissettim. Sonra aklıma geldi: Disfoni. Peki, disfoni ne demek? Aslında bu kadar basit bir ses problemi, dünyada nasıl bir yer tutuyor? Küresel ve yerel açıdan bu durumu daha fazla merak ettim ve bir araştırma yapmaya karar verdim. Disfoni Ne Demek? Basit Bir Tanım Disfoni, sesin kalitesinin bozulması durumudur. Yani sesin tiz,…
Yorum BırakDabbetül Arz Kur’an’da Geçer Mi? Bir Gece ve Bir Soru Geceyi Düşünerek Uyandım Kayseri’nin soğuk gecelerinde yatarken, çoğu zaman rüyalarımda başka diyarlara gitmek isterdim. Bir yanda caddelere yayılan sabah ışıkları, diğer yanda sıcak bir çay içmenin hayali. Ancak bu gece başka bir şey vardı kafamda. Neden bilmiyorum ama Dabbetül Arz’a dair bir soruyla uyanmıştım. “Dabbetül Arz Kur’an’da geçer mi?” Bu soruyu düşündüm, derinleştikçe de içimde bir huzursuzluk doğdu. Ne de olsa her gece uyandığımda bazen dünyayı, bazen de inançlarımı sorguluyorum. Bu soru da öylece gelip beni buldu. Bir Anlam Arayışı Birçoğumuz gibi ben de her zaman her şeyin bir anlamı…
Yorum BırakSporcular Neden Çok Su İçer? Edebiyat Perspektifinden Bir Çözümleme Bazen kelimeler bir dünyayı dönüştürebilir. Her harf, her cümle bir evrenin kapılarını aralar. Bir anlatının gücü, okuru sadece bir hikayenin içine çekmekle kalmaz; aynı zamanda zihninde yeni perspektifler, yeni anlayışlar yaratır. Tıpkı su gibi… Suyun bir insanı nasıl canlandırıp yenilediği gibi, kelimeler de ruhu besler ve derinleştirir. Sporcuların çok su içmesinin ardındaki anlamı, bu edebi gücün izinde arayalım. Zira, su, yalnızca fiziksel bir ihtiyaç değil; metinlerde de sıkça sembolik bir anlam taşır. Ve suyu içmek, belki de bir hikâyede suyun gücüne kavuşmaktır. Peki, sporcular neden çok su içer? Bu soruyu sadece…
Yorum BırakSorumsuzluk Anlaşması: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Kelimelerin gücü, insanlık tarihi boyunca edebiyatla şekillenen bir gerçekliktir. Her kelime, bir dünyayı inşa eder, bir anlamın peşinden sürükler ve bazen de toplumsal düzeni sarsar. Anlatılar, yalnızca birer hikâye anlatma aracı değil; duygusal, toplumsal ve bireysel değişimlerin tetikleyicisi olabilir. Peki, edebiyatla yüzleştiğimizde, “sorumsuzluk anlaşması” nasıl bir şey ortaya çıkar? Bu soruya, hem kelimelerin gücünü hem de yazının derinliklerini kullanarak bir cevap arayacağız. Edebiyatın, yazarı ve okuyucusu arasında kurduğu bağ, bazen bir anlaşma gibidir; bir taraf duygusal ya da entelektüel bir yükümlülük altına girerken, diğer taraf bu yükümlülüğü, sorgulamadan kabul eder. Ama ya bu anlaşma bozulursa?…
Yorum BırakSofia: İsrail Malı mı? Edebiyatın Işığında Bir Arayış Kelimeler, yüzyıllardır insanları dönüştürme gücüne sahip olmuştur. Bir cümle, bir roman, bir şiir; yalnızca dilin değil, kültürlerin, kimliklerin, ve toplumsal yapının şekillendiği bir araç olmuştur. Edebiyat, hayatın bir aynası olmanın ötesinde, bir tür arayış, bir keşif yolculuğudur. Bir kelime, bir hikaye ya da bir karakter, evrensel bir mesajı taşıyabilir veya sıradan bir durumu derinlemesine sorgulayabilir. Bu yazıda, “Sofia İsrail malı mı?” sorusuna edebiyat perspektifinden yaklaşacak, bu sorunun doğurduğu anlamları ve temaları farklı metinler üzerinden inceleyeceğiz. Çünkü edebiyatın gücü, yalnızca bir gerçeği sorgulamakla sınırlı kalmaz, aynı zamanda o gerçeği dönüştürme potansiyeline sahiptir. Sembolizm…
Yorum BırakMeyve ve Sebzelerin Görevi Nedir? Felsefi Bir Perspektif Bir sabah kahvaltısında, tabakta rengarenk dizilmiş taze meyve ve sebzeleri izlerken, zihnimde bir soru beliriverdi: Meyve ve sebzelerin gerçekten bir görevi var mı? Onlar sadece besin kaynağı mı, yoksa başka bir anlam taşıyorlar mı? İnsanlık olarak doğayla olan ilişkimizi, etik değerlerimizi ve gerçeklik anlayışımızı sorguladığımızda, bu basit ama derin soru çok daha fazlasını keşfetmeye bizi davet ediyor. İnsanın dünyadaki yerini anlamaya çalışan felsefe, doğa ile olan etkileşimimizi de sorgulayan bir alan olarak, meyve ve sebzelerin bize sunduğu değerleri derinlemesine tartışabilir. Meyve ve sebzeler, hayatımızın her alanında varlar: sofralarımızda, kültürümüzde, doğada. Peki, onları…
Yorum BırakKahramanmaraş’ın Adı Neden Kahramanmaraş? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Bir yerin adı, yalnızca o yerin kimliğini belirlemekle kalmaz, aynı zamanda tarihsel, kültürel ve ekonomik bağlamda da önemli anlamlar taşır. Ancak, bir şehrin adının nereden geldiği sorusunun cevabını sadece kültürel ya da tarihi bir bakış açısıyla ele almakla yetinmek, o adın taşıdığı derin ekonomik anlamlardan uzak kalmak demektir. “Kahramanmaraş” adı, Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olarak, ekonomik perspektiften de incelenmeye değer bir konu. Peki, Kahramanmaraş’ın adının tarihsel ve kültürel kökenlerinden öte, bu isim ekonominin hangi boyutlarına etki edebilir? Adlandırmaların ve sembollerin, toplumların ekonomiyle nasıl ilişkilendiği üzerine derinlemesine düşünmek, kaynakların kıtlığı, seçimler ve toplumların…
Yorum BırakKabe Yeryüzündeki İlk Mabet Midir? Bir sabah, düşündünüz mü hiç, zamanın nasıl bu kadar hızla geçtiğini? Tarih, bazı olaylarla aniden derinleşir; bizler de, belki bir günde belki bir saniyede, tüm geçmişi bir kez daha sorgulamak zorunda kalırız. Bugün, insanlık tarihinin temel taşlarından birine odaklanalım. Kabe, Müslümanların kutsal kabul ettiği bir mekân, dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanı her yıl kendine çeker. Ancak bir soru hep kafamızda yankı yapar: Kabe gerçekten yeryüzündeki ilk mabet mi? Kabe ve İlk Mabedin Ardında Yatan Tarih Mekân ve mabet anlayışı, sadece dini bir kavram olmanın çok ötesine geçer. İnsanlar tarih boyunca, belirli bir alanı kutsal…
Yorum BırakNitel Araştırma Nasıl Olmalı? Kapsamlı Bir Bakış Eskişehir’de bir üniversitede çalışırken, araştırma yapmak her zaman ilgimi çekmiştir. Ama nitel araştırma konusu, özellikle sosyal bilimler ve insan davranışlarını anlamaya yönelik çalışmalar için çok önemli bir yer tutuyor. Hani, bazen sayılarla değil de insanlarla ilgili daha derinlemesine sorular sormak gerekir. İşte nitel araştırma da tam olarak böyle bir şey. Peki, nitel araştırma nasıl olmalı? Yani, iyi bir nitel araştırma yapmak için neye dikkat etmemiz gerekir? Gelin, bu soruyu hem akademik bakış açısıyla hem de gündelik dilde ele alalım. Nitel Araştırma Nedir? Öncelikle nitel araştırma nedir, biraz buna bakalım. Nitel araştırma, genellikle insan…
Yorum Bırak