Ankara’da sabahları Kızılay metrosuna inerken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, turnikelerin hemen yanında duran güvenlik görevlileri oluyor. Her gün aynı ritüel: hızlı adımlarla işe yetişmeye çalışan insanlar, elinde kahveyle uyuklayan öğrenciler, bir de her köşede dikkatle etrafı süzen özel güvenlik görevlileri.
Bir gün üniversiteden bir arkadaşım, “Ben açıköğretimden Özel Güvenlik ve Koruma okumak istiyorum, var mı böyle bir şey?” diye sorduğunda, o sabah metroda gördüğüm o sahne zihnimde netleşti. Çünkü aslında bu soru, Türkiye’de binlerce kişinin hayatının bir yerinde duruyor. Hem çalışıp hem okumak isteyenler, askerlik sonrası meslek arayanlar, ya da daha stabil bir iş isteyenler…
Tam da burada en çok merak edilen konu ortaya çıkıyor: Açıköğretim’de 2 yıllık özel güvenlik ve koruma programı var mı?
—
Açıköğretim’de 2 yıllık özel güvenlik ve koruma programı var mı?
“Açıköğretim’de 2 yıllık özel güvenlik ve koruma programı var mı” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
Bu sorunun kısa cevabı: Evet, Türkiye’de açıköğretim veya uzaktan eğitim kapsamında “Özel Güvenlik ve Koruma” ön lisans programı zaman zaman bazı üniversitelerde yer alabiliyor. Ancak işin kritik noktası şu: bu program her üniversitede sürekli açık olan sabit bir bölüm değil.
Türkiye’de açıköğretim sistemi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenleniyor ve programlar üniversitelere göre değişiyor. Yani bugün var olan bir program, birkaç yıl sonra kontenjan, ihtiyaç veya müfredat değişikliği nedeniyle kapatılabiliyor ya da farklı bir isimle yeniden açılabiliyor.
Ben bunu ilk kez araştırırken, eski bir YÖK Atlas verisine bakmıştım. Orada Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi ve bazı dönemlerde farklı devlet üniversitelerinin uzaktan eğitim sistemlerinde “Özel Güvenlik ve Koruma” ön lisans programının yer aldığını görmüştüm. Ama aynı programın her yıl aktif olup olmadığı değişiyor.
Yani mesele biraz şu:
Bu bölüm “vardır” ama “her zaman ve her üniversitede vardır” diyemeyiz.
—
Açıköğretim sistemi ve 2 yıllık programların mantığı
Ankara’da üniversite okurken en çok duyduğum şeylerden biri “AÖF zaten kolay” cümlesiydi. Ama işin içine veri ve sistem gözüyle bakınca bunun pek doğru olmadığını fark ediyorsun.
Açıköğretim sistemi Türkiye’de özellikle çalışan bireyler için tasarlanmış bir yapı. Yani sabah 8 akşam 5 çalışan biri ya da vardiyalı bir güvenlik görevlisi, kampüse gitmeden eğitim alabiliyor.
2 yıllık ön lisans programları da bu sistemin en yoğun kullanılan kısmı. Çünkü hem daha kısa sürüyor hem de doğrudan meslek kazandırmaya yönelik.
“Özel Güvenlik ve Koruma” programı da tam bu noktada ortaya çıkıyor. Çünkü özel güvenlik sektörü Türkiye’de oldukça büyük bir istihdam alanı oluşturuyor. AVM’lerden hastanelere, sitelerden havaalanlarına kadar geniş bir alan var.
—
Açıköğretim’de 2 yıllık özel güvenlik ve koruma programı var mı? güncel durum
Bugün itibarıyla baktığımızda bu programın durumu üniversiteden üniversiteye değişiyor. Özellikle:
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemi
Atatürk Üniversitesi Uzaktan Eğitim sistemi
İstanbul Üniversitesi AUZEF
gibi yapılar zaman zaman benzer programlar açabiliyor.
Ama burada önemli bir detay var: Program “Özel Güvenlik ve Koruma” adıyla değil, bazen “Güvenlik Hizmetleri” veya benzer bir çatı altında da yer alabiliyor.
Bu yüzden öğrenciler genelde YÖK Atlas üzerinden kontrol yapıyor. Ben de bir dönem veri analizine merak sardığımda, Türkiye’deki ön lisans programlarının yıllara göre değişimini incelemiştim. İlginç olan şey şu: bazı programlar 3-4 yıl açık kalıyor, sonra tamamen kapanıyor, sonra başka üniversitede tekrar açılıyor.
Bu da açıköğretimde istikrar arayanlar için biraz kafa karıştırıcı olabiliyor.
—
Neden insanlar Açıköğretim’de 2 yıllık özel güvenlik ve koruma programı var mı? diye araştırıyor?
Bu soruyu sadece akademik merakla açıklamak zor. Ankara’da bunu çok net gözlemliyorum.
Bir AVM’de otururken bile etrafınıza bakın: güvenlik görevlilerinin büyük kısmı ya üniversite öğrencisi ya da ikinci bir iş olarak bu işi yapan insanlar.
Birkaç sebep var:
İşe giriş şartlarının görece ulaşılabilir olması
KPSS gibi uzun süreçler yerine daha hızlı istihdam imkânı
Kamu ve özel sektörde sürekli ihtiyaç olması
Nöbet sistemiyle esnek çalışma modeli
Özellikle gençler arasında “bir işe girip sonra kariyer planlamak” yaklaşımı çok yaygın.
Bir arkadaşım vardı, üniversiteden sonra uzun süre iş bulamadı. Sonra özel güvenlik sertifikası aldı ve bir hastanede çalışmaya başladı. İlk ay maaşını aldığında söylediği şey şuydu:
“En azından artık beklemiyorum, bir düzenim var.”
İşte bu yüzden insanlar bu bölümü açıköğretim üzerinden okumak istiyor.
—
Özel Güvenlik ve Koruma programının ders yapısı
Eğer bu program açıköğretim ya da uzaktan eğitim şeklinde okunursa, genelde dersler hem teorik hem de mesleki içerikli olur.
Temel dersler
Hukukun temel kavramları
Özel güvenlik hukuku
Kriminolojiye giriş
İlk yardım
Yangın güvenliği ve müdahale yöntemleri
Bu dersleri ilk gördüğümde açıkçası şaşırmıştım. Çünkü dışarıdan bakınca “sadece güvenlik” gibi görünen bir işin arkasında ciddi bir hukuk ve kriz yönetimi bilgisi var.
—
Uygulamalı içerikler
Açıköğretim olduğu için uygulama kısmı sınırlı olsa da bazı üniversiteler:
Silahsız savunma teknikleri
Risk analizi
Kalabalık yönetimi
CCTV sistemleri kullanımı
gibi konulara da yer veriyor.
Bir güvenlik görevlisinin aslında sadece kapıda duran kişi olmadığını, olayları önceden analiz eden biri olması gerektiğini burada daha iyi anlıyorsunuz.
—
İş hayatında karşılığı: sahadan gözlemler
Ankara’da gece otobüs duraklarında beklerken güvenlik görevlilerinin davranışlarını izlemek bile aslında bir veri gibi geliyor bana.
Mesela bazıları sürekli devriye atıyor, bazıları sabit duruyor, bazıları ise insanlarla iletişim kurarak ortamı yumuşatıyor.
Bir gece Kızılay’da bir hastanenin önünde beklerken, bir güvenlik görevlisinin yaşlı bir hastaya yardım ettiğini gördüm. Sadece kapıda duran biri değil, aynı zamanda kriz anında yön gösteren bir insan.
Bu noktada eğitim gerçekten önem kazanıyor. Çünkü “Açıköğretim’de 2 yıllık özel güvenlik ve koruma programı var mı?” sorusunun arkasında aslında şu yatıyor:
Bu işi sadece sertifika ile mi yapıyoruz, yoksa gerçekten öğreniyor muyuz?
—
Kariyer olanakları
Bu programdan mezun olan biri için seçenekler genelde şöyle:
Hastaneler
AVM’ler
Site ve rezidanslar
Kamu kurumları
Özel güvenlik şirketleri
Havalimanı güvenliği
Bazı kişiler bu işi uzun vadeli bir meslek olarak görürken, bazıları geçici bir basamak olarak kullanıyor.
Benim çevremde iki farklı örnek var:
Biri yıllardır aynı hastanede çalışıyor ve artık ekip sorumlusu olmuş durumda.
Diğeri ise bu işi yaparken sınavlara hazırlanıp farklı bir kamu kurumuna geçiş yaptı.
Yani bu bölüm aslında tek yönlü bir kariyer değil, oldukça esnek bir alan.
—
Son yıllarda değişen trendler
Veri tarafına baktığımızda Türkiye’de özel güvenlik sektörü yıllar içinde büyümeye devam ediyor. Bunun birkaç nedeni var:
Şehirleşmenin artması
Site yaşamının yaygınlaşması
AVM ve ticari alanların çoğalması
Kamu güvenliği yanında özel güvenliğe ihtiyaç artışı
Bu da eğitim programlarının neden açılıp kapandığını açıklıyor. Talep olduğu sürece üniversiteler bu alanda program üretmeye devam ediyor.
—
Günlük hayatla bağlantı
Bazen metroda kartımı okuturken güvenlik görevlisiyle kısa bir göz göze gelme anı bile bu mesleğin görünmeyen tarafını hatırlatıyor bana.
Çoğu insan fark etmiyor ama onlar gün boyu kalabalığın içinde sürekli tetikte. Bir yandan telefonla konuşan biri, diğer yandan çantası açık bir yolcu, bir yandan da acil bir durum ihtimali…
Belki de bu yüzden insanlar bu mesleği öğrenmek istiyor. Çünkü dışarıdan basit görünen şeylerin içinde ciddi bir sistem var.
—
Açıköğretim’de 2 yıllık özel güvenlik ve koruma programı var mı? sorusuna bakış
Bu sorunun tek bir cevabı yok gibi. Çünkü sistem dinamik. Ama net olan şey şu:
Türkiye’de açıköğretim ve uzaktan eğitim sistemi içinde bu alana yönelik ön lisans programları dönem dönem açılıyor ve öğrenciler için erişilebilir bir yol sunuyor.
Asıl mesele, programın varlığından çok, kişinin bu alandaki hedefi. Çünkü eğitim kadar, sahadaki gerçeklik de çok belirleyici.
Ve belki de en önemlisi şu:
Kimi için bir iş kapısı, kimi için bir kariyer başlangıcı, kimi için ise hayatı düzene sokan bir adım.
Ankara’da sabah işe giden kalabalığa bakarken bunu daha iyi anlıyorum. Herkes bir yerden başlıyor, kimisi güvenlik kulübesinden, kimisi ofis masasından, kimisi de açıköğretim kitaplarının başından.
Sizin İçin Seçtik: Açık meyve suyu dolapta kaç gün saklanabilir ?